<?xml version="1.0" encoding="utf-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <channel>
        <title>TTeaM</title>
        <description></description>
        <link>http://turkiyeteam.blogcu.com</link>
        <lastBuildDate>Mon, 09 Nov 2009 02:26:07 +0200</lastBuildDate>
     
        <item>
            <title>Linkler</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/linkler_3987000.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/linkler_3987000.html</guid> 
            <description>&lt;P class=style9 align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.yuruyus.com/www/&quot;&gt;&lt;IMG height=30 src=&quot;http://kizil.org/img/yuruyus_link.jpg&quot; width=100 border=0&gt;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P class=style9 align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.yuruyus.com/www/&quot;&gt;http://www.yuruyus.com/www/&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.ozgurluk.org/&quot;&gt;&lt;IMG height=30 src=&quot;http://kizil.org/img/OzgurlukHaberAjansi_link.jpg&quot; width=100 border=0&gt;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.ozgurluk.org/&quot;&gt;http://www.ozgurluk.org&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.tayad.org/&quot;&gt;&lt;IMG height=30 src=&quot;http://kizil.org/img/Tayad_link.jpg&quot; width=100 border=0&gt;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.tayad.org/&quot;&gt;http://www.tayad.org&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.grupyorum.net/&quot;&gt;&lt;IMG height=30 src=&quot;http://kizil.org/img/GrupYorum_link.jpg&quot; width=100 border=0&gt;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.grupyorum.net/&quot;&gt;http://www.grupyorum.net&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.ozgurluk.org/kitaplik/kitaplar.html&quot; target=_blank&gt;&lt;IMG height=30 src=&quot;http://kizil.org/img/kitaplik_link.jpg&quot; width=100 border=0&gt;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.ozgurluk.org/kitaplik/kitaplar.html&quot;&gt;http://www.ozgurluk.org/kitaplik/kitaplar.html&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.grupyorum.net/tavir/default.php&quot; target=_blank&gt;&lt;IMG height=30 src=&quot;http://kizil.org/img/tavir_link.jpg&quot; width=100 border=0&gt;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.grupyorum.net/tavir/default.php&quot;&gt;http://www.grupyorum.net/tavir/default.php&lt;/A&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=center&gt;&lt;A href=&quot;http://www.devrimcimemurhareketi.org/&quot;&gt;&lt;IMG height=30 src=&quot;http://kizil.org/img/dmhlogo_ken.gif&quot; width=100&gt;&lt;/A&gt; &lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/linkler_3987000.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Thu, 23 Aug 2007 16:39:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Biz Onlardan Degiliz</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/biz-onlardan-degiliz_3915317.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/biz-onlardan-degiliz_3915317.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;Tek Din Müzlümanlık&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Müslümanlık =&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Camiden Çıkıp....&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Allah Allah &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Diye Koşup&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Canlı Canlı &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;İnsan yak&amp;nbsp;maksa&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Biz Müslüman&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;DEGİLİZ.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Kısacası Biz Siz &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Degiliz Olmakta İstemiyoruz....&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Biz...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Hak...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Muhammed...&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;Ali...&lt;/P&gt;
</description>
            <pubDate>Thu, 16 Aug 2007 16:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Alevilik Nedir? </title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/alevilik-nedir_3755401.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/alevilik-nedir_3755401.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Alevilik Nedir? &lt;/STRONG&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;BR&gt;Allah, Muhammed, Ali kutsallığını kalbinde taşıyan , Hz.Ali&amp;#8217;nin adaletinden ayrılmayan temelinde insan sevgisi bulunan her dine , mezhebe ser inanca saygı duyan ve hoşgörü ile bakan, dil, din, ırk, renk , farkı gözetmeyen eline diline sahip olma ilkelerini şart koşan, gelmek isteyen, inançlı insanları çatısı altına alarak manevi susuzluklarını gideren, insanları yaşadıkları toplumda kendi istekleriyle kendi kendilerini yargılamalarını sağlayan, laik,demokrat, eiştlikçi, katılımcı, paylaşımcı düşünceyi savunan, zalime ve zulme karşı gelen, mazlumun yanında olan, şeriatın bağnaz kuralllarına bağlı olmayan, ve onu reddeden, İslam dinini kendine göre ve sunni inancın dışında yorumlayan, aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri, merhamet, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvası sevgi hamuru ile yoğrulmuş, insanı Kamil ve erdemli insan yaratmayı ön gören, korkuyu aşıp sevgi ile tanrıya yönelen, Enel-Hak ile insanın özünde tanrıyı gören, yaradan ile yaradılan ikiliğinen Varlk Birliğine varan, edep ve ahlaklığı yaşamın temeline oturtan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin hemde irfaniliğin mayası bulunan; kişinin ahlaklı ve karakterli yaşam ilkelerini belirleyen, Hz. Muhammed ve Hz. Ali&amp;#8217;den gelen neslin imametini teberra ve tebelle ilkesi ile sahiplenen, dini biçim ve şekil olarak değil, gerçek anlamıyla algılayan, dini bağımsız bir irade gücü ve batını özelliği ile evrimleştiren akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve tüm bunları Kırklar Cemi ile yürüten bir inanç sistemidir. Alevilik Aleviler için üst kavramı, Bektaşilik ve Kızılbaşlık ise alt kavramları oluşturur. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Alevilikte Allahtan başka Tanrı Yoktur.&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;
.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/alevilik-nedir_3755401.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 17:07:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Çorum Katliamı</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/corum-katliami_3755341.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/corum-katliami_3755341.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;
&lt;TABLE class=wyTab height=339 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=458 border=0&gt;

&lt;TR&gt;
&lt;TD vAlign=top align=left bgColor=#000000 height=632&gt;&lt;B&gt;Çorum Katliamı&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Robert Alexander Peck, ABD Türkiye Büyükelçiliği&amp;#8217;nde ikinci katip olarak çalışan bir CIA ajanıdır. Çorum&amp;#8217;da katliamdan aylar önce, bu CIA ajanı, AP ve MHP Çorum il başkanları, vali, CHP&amp;#8217;li belediye başkanı başta olmak üzere pekçok kişi ile görüşüp bazı köylere gider ve tüm bu görüşmelerde Alevi ve Sünnilerin durumu hakkında sorular sorar. Peck soruyor, alevi ve sünniler, solcular ve sağcılar arasındaki çelişkilerin düzeyini öğrenmeye çalışıyor, bunlara göre planlar hazırlıyordu. Dönemin CHP&amp;#8217;li Belediye Başkanı Turan Kılıçcıoğlu, bu CIA ajanı ile yaptığı görüşmeyi &amp;#8220;devlet sırrı&amp;#8221; diye hiç bir zaman açıklamak istemedi. Ardından Maraş&amp;#8217;da olduğu gibi Çorum&amp;#8217;da da katliam oldu. Ne zaman bir katliamın soruşturması yapılsa hep &amp;#8220;devlet sır&amp;#8221;ları çıkar karşımıza. Ama kamuoyuna açıklanmayan bu &amp;#8220;sır&amp;#8221;lar hep de CIA ajanları ile paylaşılır. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Provokasyon girişimleri Alevi ve sünni halk, Çorum&amp;#8217;da içiçe yaşamaktadır. Bu yüzden de kontrgerilla Çorum&amp;#8217;u da provokasyon yaratarak halkı birbirine kırdırabileceği yerlerden biri olarak seçer. CIA ajanı Peck incelemelerini tamamladıktan bir süre sonra provokasyonlar başlar. Pilot bölge olarak, belediye başkanlığı MHP&amp;#8217;lilerin elinde olan, Alaca ilçesi seçilir. Önce Alaca Adliyesi emanet deposu soyulur ve 21 adet silah çalınır. Bu silahlardan biri daha sonra Sungurlu ilçesinde yazılama yaparken yakalanan MHP&amp;#8217;li bir faşistin üzerinden çıkar. Ama buna rağmen, soygundan sonra &amp;#8220;Aleviler sunnilere karşı silahlanıyor&amp;#8221; şeklinde spekülasyonlar çıkarılmıştır. Alaca&amp;#8217;nın faşist Belediye Başkanı, r.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/corum-katliami_3755341.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 17:00:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>1938 YILI OLAYLARI (CELAL BAYAR'IN BAŞBAKANLIĞI DÖNEMİ) </title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/1938-yili-olaylari-celal-bayar-in-basbakanligi-donemi_3755334.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/1938-yili-olaylari-celal-bayar-in-basbakanligi-donemi_3755334.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;B&gt;1938 YILI OLAYLARI (CELAL BAYAR'IN BAŞBAKANLIĞI DÖNEMİ) &lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;2 Ocak&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Dördüncü Genel Valiliğin Munzur-Merho-Mercan dereleri arasındaki bölgeyi ve Kalan Deresi havzasını boşaltma kararı ve bu kararı uygulama girişimi. Bunun üzerine Ovacık&amp;#8217;tan gelen yedi jandarma devletin o tarihe kadar gizli tutulan asıl amacını ve 1937 direnişine katılmamış olmakla yaptıkları vahim yanlışı yeni farkeden Kör Abbas, Keçel ve Bal aşiretlerinden direnişçiler tarafından Mansul Uşağı Köyü&amp;#8217;nde öldürülürler. Ardından Mercan Karakolu basılır. Bu sırada iki asker daha öldürülür. 1938 Ocağının başında sıranın kendilerine geldiğini anlayan adı geçen bölge aşiretleri ittifak halinde direnme kararı alırlar. &amp;#8220;Askeri içimize sokmayalım, silahlanalım, ittifak yapmazsak hepimizi tek tek kıracaklar&amp;#8220; diyerek direnişe geçerler. 1937&amp;#8216;deki Kahmut Köprüsü baskını nasıl kasıtlı olarak birinci askeri harekatın sebebi gibi gösterildiyse, Mansul Uşağı Olayı da bazı kaynaklar tarafından 1938&amp;#8216;deki İkinci harekatın nedeni gibi sunulmaya çalışıldı. Her iki olay da TC ordusu tarafından birer bahane gibi kullanıldılar. 1938&amp;#8216;deki ikinci harekat çevre illerden orduların aktarılması ve diğer hazırlıklar nedeniyle, daha da önemlisi dış dünyanın tepkisini çekmeyecek daha uygun bir fırsatın kollanması sebebiyle ancak 11-12 Haziran&amp;#8217;da başlar. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;11-12 Haziran&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;İkinci harekatın (1938 harekatı) başlangıcı. Her taraftan Dersim&amp;#8217;e giren TC orduları Kalan-Merho-Mercan vadilerindeki halkı boşaltmayı amaçlar. Burası, Buyer Bava-Mahmunut Gediği-Birman Gediği-Keller Komu-Katır Tepe-Koçgölbaşı-Badikan-Karasakal noktaları arasındaki bölgedir. Yani Munzur-Mercan dağlarının hemen dibindeki İç Dersim&amp;#8217;in en kuzey bölgesidir. Zel ve Kırmızı dağlar hattının kuzeyi de harekatın kapsamına alınır. .. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/1938-yili-olaylari-celal-bayar-in-basbakanligi-donemi_3755334.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:59:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>1937-38 KATLİAMININ KRONOLOJİSİ</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/1937-38-katliaminin-kronolojisi_3755330.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/1937-38-katliaminin-kronolojisi_3755330.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;B&gt;1937-38 KATLİAMININ KRONOLOJİSİ&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;25 Aralık 1935&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Tunceli Kanunu çıkarıldı ve Dersim adı Tunceli olarak değiştirildi. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;6 Ocak 1936&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Elazığ merkezli Dördüncü Genel Valilik kuruldu ve başına sömürge valisi yetkileriyle General Abdullah Alpdoğan atandı. Dersim&amp;#8217;de stratejik merkezlerde kışla ve karakol inşaasına başlandı. Ardından gelen karakol baskınlarının nedeni işgal ve soykırım hazırlıklarını önlemekti. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;1937 YILI OLAYLARI (İSMET İNÖNÜ'NÜN BAŞBAKANLIĞI DÖNEMİ )&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;20/22 Mart 1937 (Kahmut Olayı)&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;1936&amp;#8216;da başlatılıp kış nedeniyle ara verilen kışla-karakol inşaası 1937 Mart&amp;#8217;ında devam ettirilince, kesintiye uğrayan direniş de Karakol baskınları tarzında yeniden başladı. S. Rıza&amp;#8217;nın köyü ve çevresi bombalandı. Türk askeri kaynakları ve Dersim&amp;#8217;in hafızasının kaydettiği 1937 yılının ilk olayı 20-21 veya 21-22 Mart 1937 gecesi saat 11&amp;#8216;de Pah-Kahmut bucaklarını bağlayan Harçik Suyu üzerindeki tahta köprünün Demenanlılar ve Haydaranlılar tarafından yakılması ve civardaki karakola baskındır. Naşit Uluğ&amp;#8217;a göre Dersimli büyük eylemleri genellikle 22 Mart sabahı başlatır, çünkü bu tarih güneşe tapılan devirlerden kalma bir inanç gereği kutsaldır, ilkbaharın da başlangıcıdır. Onun sözünü ettiği Dersim takvimindeki Newe Marti olmalıdır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;26-27 Mart veya 26 Nisan 1937&lt;BR&gt;Seyit Rıza&amp;#8217;nın oğlu Bıra İbrahim (Bava), babası adına askeri harekatın durdurulmasını talep etmek üzere gittiği Hozat dönüşünde Kırğan köyü Deşt&amp;#8217;te m.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/1937-38-katliaminin-kronolojisi_3755330.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:59:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SÜRGÜN SÜRECİ</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/surgun-sureci_3755324.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/surgun-sureci_3755324.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;SÜRGÜN SÜRECİ&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;10 Ağustos 1938&amp;#8216;den 31 Ağustos 1938&amp;#8216;e kadardır. Bu aralıkta boşaltılmış bulunan bölge halkı ile diğer bölgelerden ayıklanıp toplananlar Batı Anadolu&amp;#8217;ya önceden saptanmış yerlere nakledilir.&lt;BR&gt;İki yıla yayılan süreç içinde bazı anlar ayıklanabilir.&lt;BR&gt;1937 yılının kırım zamanı özellikle Alişer&amp;#8217;in öldürüldüğü 9 Temmuz ile Sahan&amp;#8217;ın öldürüldüğü 28 Ağustos arasına rastlar. Bu aralıktaki en kanlı olaylar 17-18 Ağustos günlerinde Bahtiyar bölgesindeki çarpışmalarda yaşanır. Seyit Rıza&amp;#8217;nın pek çok yakını da bu çarpışmada yaşamını yitirir.&lt;BR&gt;1938 yılının kırım zamanı ise 22-28 Haziran arasında (boşaltılmak istenen Kalan bölgesinde Baltalı-kürekli muharebe), 19-24 Temmuz arasında (Laç Deresi&amp;#8217;nde) ve 15 Ağustos&amp;#8217;ta (Xeç baskını ve Xeç-Zımek toplu kırımı) yeralır.&lt;BR&gt;Katliamın zirvesi 1938 yılının işaret ettiğimiz peryodlarıdır.&lt;BR&gt;Ama 1937&amp;#8216;deki 17-18 Ağustos tarihi de kritik bir tarihtir.&lt;BR&gt;Sonuç olarak, Dersim soykırımını anmak için bir tarih önermek gerekirse akla ilk gelenler 22-28 Haziran, 19-24 Temmuz ve 15 veya 17-18 Ağustos tarihleri olmaktadır. &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;1920&amp;#8217;lerin sonları ve 30&amp;#8217;lu yılların başlarına ilişkin raporlar, 1937-38 soykırımına öngelen dönemde Dersim&amp;#8217;in işgalini tamamlamak ve ülkeyi insansızlaştırmak amacıyla TC devletinin yapmakta olduğu çok yönlü hazırlığın ayrıntılı bir resmini verirler. Dersim aşiretleri, herbirinin sayı ve silah gücü, karşılıklı ilişkileri ve çelişkileri konusunda ayrıntılı bilgilerin yeraldığı Jandarma Umum Kumandanlığı&amp;#8217;nın Dersim adlı kitabı da bu hazırlığın bir parçasıdır. Bu kitap kaynak olarak MAH Raporu ve Birinci Umumi Müfettişlik (1927/8-35) raporlarına dayanıyor.&lt;BR&gt;MAH (Milli Amele Hizmeti), 1927&amp;#8217;de kurulmuş Türk istihbarat teşkilatıdır. 1965 yılında ad.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/surgun-sureci_3755324.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:58:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>SOYKIRIM SÜRECİ</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/soykirim-sureci_3755321.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/soykirim-sureci_3755321.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;SOYKIRIM SÜRECİ&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;11/12 Haziran 1938&amp;#8216;den 10 Ağustos 1938&amp;#8216;e kadardır. 1938 yılı olayları &amp;#8220;yasak bölgeler&amp;#8220; olarak ilan edilen İç Dersim&amp;#8217;in neredeyse tümü (Kutudere-Kırmızı Dağ-Sin ve Halvori kuzeyindeki Haçılı Dere hattından Mercan Dağları eteklerindeki Karacakale&amp;#8217;ye kadarki bölge) ile Koçan aşiretlerinin bölgesini (Ali Boğazı ve çevresi) boşaltma girişiminin yapıldığı 11/12 Haziran&amp;#8217;da başlar. Bu durum 1937 direnişine katılmamış olan adı geçen iki bölgede yerleşik Kör Abbas, Bal, Keçel ve Koçan gibi aşiretlerin çetin bir direnişine yolaçar. Bu direnişler özellikle 22 Haziran&amp;#8217;dan itibaren toplu kırımlar yoluyla bastırılır. Bu peryodun (1938 yılının) en önemli olayı adını Dersim&amp;#8217;in Laçin aşiretinden alan ünlü Laç Deresi&amp;#8217;nde cereyan eder. Laç Deresi&amp;#8217;ndeki çarpışmaların en şiddetlisi ise 19-24 Temmuz arasına rastlar.&lt;BR&gt;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/soykirim-sureci_3755321.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:58:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>İŞGAL SÜRECİ</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/isgal-sureci_3755318.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/isgal-sureci_3755318.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;B&gt;&lt;BR&gt;İŞGAL SÜRECİ&lt;/B&gt;&lt;BR&gt;Kahmut köprüsünün yakıldığı 20/22 Mart 1937&amp;#8216;den Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam edildiği 15 Kasım 1937&amp;#8216;ye kadarki süredir. Bu süreç kendi içinde 20/22 Mart-19 Mayıs, 19 Mayıs-26/28 Ağustos, 26/28 Ağustos-5/15 Eylül ve 15 Ekim-15 Kasım şeklinde bölünebilir. Dersim aşiretleri direnme yanlıları, tarafsızlar ve devletle işbirliği yapanlar (milislik yapanlar) olmak üzere üçe bölünmüştür. Bava, Alişer ve Sahan suikastleri ile Seyit Rıza&amp;#8217;nın idamı bu zaman dilimindeki dönemeçlerdir. Seyit Rıza&amp;#8217;nın oğlu Bava&amp;#8217;nın öldürülmesini (Mart sonudur) takiben yedi kadar aşiret kendi aralarında bir ittifak oluşturup topluca direniş kararı alırlar. Ama bu aşiretlerin sadece birkaçı (Bahtiyar, Yukarı Abbas, Demenan ve Haydaran) bu karara sonuna kadar bağlı kalır. Alınan karara göre her aşiret kendi bölgesini savunacaktır. Yusufanlılar&amp;#8217;ın yeminlerini bozarak bu kararı uygulamayışları Türk ordusunun 19 Mayıs günü Kırmızı Dağ hattına dek ilerlemesine yolaçar. Bu ani ve beklenmedik durum direnişin kaderi üzerinde büyük rol oynar. Sivil halk kitlesel halde Kutu ve Kalan derelerine sığınır. Alişer&amp;#8217;in öldürüldüğü 9 Temmuz&amp;#8217;dan sonra asker hemen her dağın zirvesini ve her vadiyi işgal eder. Bu tarihten Sahan&amp;#8217;ın öldürüldüğü 28 Ağustos&amp;#8217;a kadar geçen sürede sığınaklarda sivil halktan binlerce kişi katledilir. 28 Ağustos günü Sahan&amp;#8217;ın öldürülmesi (Bahtiyar direnişinin kırılması), 1937 direnişinin sonunu işaretler. Tarafsız aşiretler arasına çekilerek onları direnişe çağıran Seyit Rıza sonuç alamaz. Sonraki gelişmeler konusunda farklı versiyonlar mevcut. Ya teslim olmak ya da görüşmeler yapmak üzere gittiği Erzincan&amp;#8217;da yakalanıp diğer tutukluların bulunduğu Elazığ&amp;#8216;a götürülür (5/15 Eylül). 15 Ekim-15 Kasım arası yargılamalar ve idamlar tarafında.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/isgal-sureci_3755318.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:57:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>DERSİM Katliamı ve Direniş!</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/dersim-katliami-ve-direnis_3755309.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/dersim-katliami-ve-direnis_3755309.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt; &lt;/P&gt;
&lt;H1&gt;DERSİM Katliamı ve Direniş!&lt;/H1&gt;
&lt;P&gt;&lt;B&gt;1937-1938 Katliamı ,Direniş ve Gelişen Olaylar...&lt;/B&gt;&lt;/P&gt;
&lt;P align=justify&gt;1937-38 Dersim , M.Kemalin emriyle T.C nin dersimi işgale gelmesine karşı büyük bir direnişe geçti.&lt;BR&gt;Direnişe öngelen 1928, 29 ve 31 yıllarında Dersimliler&amp;#8217;den birkaç kez silahlarını teslim etmeleri ve başta Alişer olmak üzere Dersim&amp;#8217;e sığınmış Koçkiri savaşçılarını iade etmeleri istenir. Bu ısrarlı tehditler ve saldırı hazırlıkları karşısında 1932&amp;#8216;de Dersim&amp;#8217;de bir kıpırdanma görülür. Karakollar ve nahiye merkezleri basılır.&lt;BR&gt;25 Aralık 1935&amp;#8216;te Tunceli Kanunu çıkarılır. Bu kanunla birlikte Dersim&amp;#8217;in adı Tunceli olarak değiştirilir. Hemen sonra daha önce Birinci Genel Müfettişlik kapsamında bulunan Elazığ, Tunceli, Erzincan ve Bingöl&amp;#8217;ü içeren Elazığ merkezli Dördüncü Genel Valilik kurulur (6 Ocak 1936). Bu genel valiliğin başına Dersim Valisi ve Kumandanı sıfatıyla Abdullah Alpdoğan atanır. Elazığ&amp;#8217;da İstiklal Mahkemesi adı verilen bir askeri mahkeme kurulur. Bu mahkeme özel olarak Dersim için teşkil edilir. Tunceli Kanunu&amp;#8217;nun geçerlik alanı sadece Dördüncü Genel Valilik kapsamına giren illerle sınırlı kalmaz. Sivas, Malatya, Erzurum ve Gümüşhane illeri de bu kanunun geçerlik alanına dahil edilirler. Böylece Tunceli Kanunu merkezi Dersim olmak üzere Kızılbaşlarla yerleşik tüm sahayı kapsamına alır. Dersim, bu kanunla &amp;#8220;Yasak Bölge&amp;#8220; ilan edilir. Ülkeye giriş çıkışlar özel izne tabi tutulur.&lt;BR&gt;Alpdoğan, 1936&amp;#8216;da Dersim&amp;#8217;in Amutka, Pulur, Karaoğlan, Sin, Haydaran, Danzig ve Burnak gibi stratejik merkezlerinde askeri kışlalar ve karakollar inşaa ettirmeye başlar. Bu merkezlerden biri de eskiden Mazgirt&amp;#8217;e bağlı olan Mamikan (Mameki) köyüdür. Bu köy adı Tunceli olarak değiştirilen Dersim&amp;#8217;in .. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/dersim-katliami-ve-direnis_3755309.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:57:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>InciraLtı Katliami</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/inciralti-katliami_3755286.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/inciralti-katliami_3755286.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;InciraLtı Katliami&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Tarih 12 Haziran 1980&amp;#8217;i gösteriyordu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;İzmir&amp;#8217;in İnciraltı öğrenci yurdu, Anadolu&amp;#8217;nun dört bir yanından üniversite kapılarında &amp;#8220;umut&amp;#8221; aramak için gelen liseli öğrencilerle doluydu... Yurdun üniversitede okuyan sürekli öğrencileriyle liseliler, yurt bahçesinde toplanmış, sınav öncesi bir eğlence tertiplemişlerdi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;MHP&amp;#8217;li faşist Üsteğmen Hasan Dimici, öğrencilerin şenliği sürerken, binlerce askeriyle sinsice İnciraltı yurdunun etrafını sarıyordu. İzmir polisi yurdun bulunduğu bölgenin giriş-çıkışlarını kesmiş, İnciraltı yurduna ulaşacak yardımı önlemekle görevlendirilmişti. Düşman bölgesine çıkartma yapmak üzere eğitilmiş, özel donanımlı Foça Amfibi Birliği de &amp;#8220;görev&amp;#8221; başındaydı. Üsteğmen Hasan Dimici, generallerden aldığı emirle, taburunu İnciraltı Yurdu kapısına dayadı. Faşist Üsteğmen &amp;#8220;Türküler sussun, halaylar dursun, herkes ayağa kalksın!&amp;#8221; diye bağırdı. Öğrenciler karşılarındaki yüzlerce silahlı askerle göz göze geldi. &amp;#8220;Ateş!&amp;#8221; diye höykürdü eli kanlı faşist. Kurşunlar genç bedenlerin kollarına, göğsüne saplandı. Erkek-kız öğrenciler can kaygısıyla kendilerini yere attılar. Yine &amp;#8220;ayağa kalkın&amp;#8221; diye böğürdü faşist. Öğrenciler kaçıştılar. Bir kısmı &amp;#8220;Kahrolsun Faşizm!&amp;#8221; sloganını haykırdı. G-3&amp;#8217;ler, Tomson&amp;#8217;lar yeniden ateşlendi. 6 öğrenci, katledildi. Üniversite umutlarıyla gelmişlerdi, üniversite mezarları oldu. Bu apaçık devlet terörüydü. Yaralı ve sağ kalma &amp;#8220;şansı&amp;#8221;nı bulanlar, gözaltına alınarak İnciraltı yollarına dizildiler kurbanlık koyunlar gibi. Polisler yetişti hemen. Asker çekildi. Polis copu indi bir çoğu yaralı yerde yatanların üzerine. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Resmi olarak 6 öğrencinin asker kurşunuyla öldüğü kabul edildi. Birkaç kurbanlık &amp;#8220;erat&amp;#8221; tutuklandı. Emri verenler, sıkıyöneti.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/inciralti-katliami_3755286.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:54:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Gazi ve Ümraniye Katliami</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/gazi-ve-umraniye-katliami_3755283.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/gazi-ve-umraniye-katliami_3755283.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Gazi ve Ümraniye Katliami&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Katilleri hala ortada dolaşan bir katliamın öyküsü bu... &lt;BR&gt;1995&amp;#8217;in 12 Mart&amp;#8217;ında saat 21.00 sıralarında Gazi&amp;#8217;nin yoksul sokaklarında bir ticari taksi ilerliyor. Taksideki katiller, bagajda taksi şöförü Mesut Efe&amp;#8217;nin soğumaya başlayan cesedini taşıyorlar. Halkın kanını akıtarak başladılar bu yolculuğa, halkın kanını akıtarak bitirecekler. &lt;BR&gt;Taksi İsmet Paşa Caddesi&amp;#8217;ne geldiğinde kahvehanelerin önünden geçerken pencerelerinden namlular uzanıyor... Katiller, Gazi&amp;#8217;yi terkederken, arkalarında, Doğu Kıraathanesi&amp;#8217;nin bir sandalyesinde oturur gibi duran Halil Dede&amp;#8217;nin cesedini bırakıyorlar. Halkın kanı akıyor Gazi&amp;#8217;ye... &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;#8220;Biz uyandıkça Savaştıkça biz Tutuşuyor etekleri. Süt liman olsun istiyorlar her yan. Ve yine kan. Kan denizinde koydular bizi! Ve yine bizim kılıcımızdır şimdi Gökyüzünü bir boydan bir boya yırtan...&amp;#8221; Saat 22.00... Polis yok ortada! Normal zamanda en küçük bir olayda bile mahalleye dolaşan polis yok ortalıkta. Katillerin bindiği taksinin, bir polis minübüsünün önünden semti terkettiğini görenler var... Gazi halkı yollarda. Herkes birşeyler söylüyor: &amp;#8220;Faşistler saldırdı&amp;#8221;, &amp;#8220;kontrgerilla&amp;#8221;, &amp;#8220;polis korumuş&amp;#8221;, &amp;#8220;devlet yaptı!&amp;#8221; Gazi katilleri iyi tanıyor. Katilin adını koyuyor. Saat 22.30... Saldıran devletti, Ölen Gazi halkı. Gazililer devrimcilerin öncülüğünde yürüyüşe geçiyor. Devrimcilerin müdahalesiyle kitle kortej oluşturuyor. şimdi öfke daha disiplinli, daha görkemli. Ve bir ses duyuluyor: Bunca zulmün, ölümün sorumlusu olan devlete ait değil mi o karakol? Gazi halkından simitçi Bayram Duran o karakolda işkencede öldürülmedi mi? Öyleyse şimdi hesap sorma vakti. &amp;#8220;Faşizmi döktüğü kanda boğacağız&amp;#8221; diyor sloganlar. &amp;#8220;Halkız Haklıyız Kazanacağız&amp;#8221; diyor. Omuz omuza .. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/gazi-ve-umraniye-katliami_3755283.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:50:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sivas Katliamı</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/sivas-katliami_3755249.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/sivas-katliami_3755249.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Sivas Katliamı&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Tarih 2 Temmuz 1993... Sivas&amp;#8217;ta Madımak oteli yanıyor. Otelde insanlarımız yanıyor. Sıvas koca bir kent. Bu koca kentte onbinlerce polis, onbinlerce asker var... Bu koca kentte onlarca insan diri diri yakılıyor, herkesin gözleri önünde...&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Katliam hazırlığı... DEVLET &amp;#8220;SEYREDİYOR!&amp;#8221; 1 Temmuz&amp;#8217;da Sivas&amp;#8217;ta Geleneksel Pir Sultan Abdal Şenlikleri&amp;#8217;nin 4. başlayacak... 1 Temmuz&amp;#8217;dan önce gericilerin, özellikle Milli Gençlik Vakfı&amp;#8217;nın denetimindeki çeşitli yurtlar, başta Konya ve Kayseri olmak üzere diğer şehirlerden getirilen gericilerle doldurulmuştur. Şenlikler başlamadan önceki gün, Madımak oteli yakınlarına belediye tarafından yeni kaldırım yapılacağı bahanesiyle kamyonlarca taş yığılmıştı. Alevi ve devrimci-demokrat halkın yaşadığı mahallelerde baskılar arttırılmıştı. Katliamdan birkaç ay önce, Sivas&amp;#8217;ta Özel Kuvvetler Komutanlığı&amp;#8217;na bağlı bir birim oluşturulmuştu. Bütün bunlar, &amp;#8220;bir şeylere&amp;#8221; hazırlanıldığının açık bir göstergesiydi. Sıvas katliamı, daha sonra iddia edildiği gibi, anlık bir tepkinin, gericilerin o an &amp;#8220;galeyana&amp;#8221; gelmesinin bir sonucu değildir. Kontrgerilla ve gerici-faşistler tarafından önceden planlanmış, hazırlıkları yapılmış ve gerçekleştirilmiştir. AN AN KATLİAMA DOĞRU... Şenliğin ilk günü, gericiler, faşistler standlara saldırdılar, ancak bu saldırılar şenliğe gelen kitle tarafından püskürtüldü. İkinci gün, &amp;#8220;Bizim Sıvas&amp;#8221; gibi gazeteler, &amp;#8220;Müslüman mahallesinde salyangoz satıyorlar&amp;#8221; gibi başlıklarla faşist ve gerici çevreleri Aziz Nesin&amp;#8217;in konuşmalarına tepki göstermeye çağırdılar. Şehirde &amp;#8220;Cihad&amp;#8221; çağrıları yapan imzasız veya &amp;#8220;Müslümanlar&amp;#8221; imzalı kontra bildiriler dağıtıldı. Saat 13.30 civarı... Merkezpaşa Camisindeki Cuma namazınd.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/sivas-katliami_3755249.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:49:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Maraş Katliamı</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/maras-katliami_3755239.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/maras-katliami_3755239.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Maraş Katliamı&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Maraş Katliamı, Türkiye tarihinin en önemli parçalarından biridir. Devletle halkın arasının bariz biçimde açılmaya başlamasında bir eşiktir. Halk Maraş&amp;#8217;ta da elinden geldiğince, gücü yettiğince direnmiştir. Devrimciler, son ana kadar bir şey yapma çabası içinde olmuşlardır... Ama güçler ve hazırlıklar dengesizdir... Maraş katliamıyla ilgili yazılarda hep katliam boyutu anlatılır. Bu nedenle, 20-24 Aralık 1978 günlerini, bize okurlarımızdan, tutsaklardan gönderilen yeni tanıklıkları da değerlendirerek genişce anlatmaya çalıştık. Katliamı içinde yaşayanlardan birinin de anlatımına yer verdik. Yazı içinde &amp;#8220;italik&amp;#8221; olarak aktardığımız bölümler, onun Maraş katliamına ilişkin anlatımlarıdır.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Zulüm, Sömürü, Katliam... Yıllardır payımıza hep bu düştü. Egemenlerin sömürü düzeninin devamı için hep bizim kanımız aktı... 22 yıl önce yine öldük, kanımız Maraş toprağına aktı. Bebeler gülüşsüz ağaçlarda çivili kaldı. Yürekler yangın yerine döndü. Kadınların karnı deşildi. Satırlarla, baltalarla beyinler parçalandı... Yeri geldi kelimeler anlatmaya yetmedi yaşanları. Devrimci mücadelenin yükseldiği bu süreçte devletin sivil ve resmi güçlerinin tek tek cinayetleri yetmeyince katliamlar devreye sokulmuştu. 77 1 Mayıs&amp;#8217;ında, 16 Mart&amp;#8217;ta onlarca insanımız katledildi. Ve Maraş&amp;#8217;la yeni bir sürece girildi. Katliam hazırlanıyor... Buna zemin hazırlamak için halk Alevi-Sünni, Türk-Kürt gibi ayrımlarla birbirine karşı kışkırtıldı. Özellikle &amp;#8216;78 yılı içerisinde devletin bu tür saldırı ve provokasyonlarına sıkça tanık olundu. Son olarak Sivas&amp;#8217;ta 3-4 Eylül 1978&amp;#8217;de tertiplenen faşist saldırı ve provokasyon Maraş&amp;#8217;ın provası oldu. Hedef olarak seçilen yerlerin ortak özelliği Alevi-Sünni inançtan halklarımızın iç içe yaşadığı ve işçilerin, emekçilerin .. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/maras-katliami_3755239.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:47:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Seyit Rıza</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/seyit-riza_3755215.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/seyit-riza_3755215.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Seyit Rıza&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG height=238 src=&quot;http://kizil.org/img/seyit-riza.gif&quot; width=200 align=left border=0&gt;&lt;/STRONG&gt;Seyyid Rıza'nın yaşamı hakkında çok fazla birşey bilinmemekle birlikte, Dersim Ayaklanması hakkındaki tek kitabın yazarı olup kendisiyle uzun yıllar birlikte yaşamış olan Dr. Nuri Dersimi'nin verdiği bilgilere göre Dersim'de doğan Seyyid Rıza yörenin &quot;en önemli ve en asil&quot; aşiretlerinden birinin önderi durumundaki Seyyid İbrahim'in oğludur. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Dersim'in Şii Kültlerinde &quot;Seyyid&quot; kelimesi Türkiye, İran ve Irak Kürtlerinin Şeyh kelimesiyle aynı anlamda kullanıldığından, aynı zamanda bir şeyh olan Seyyid İbrahim, Deri Ahri kasabasında hayatını sürdürürken, bölge halkı üzerinde bir &quot;yol gösterici&quot; olarak büyük nüfuz sahibiydi. Seyyid Rıza ailenin dördüncü ve en küçük oğluydu. Mehmet Ali Efendi adlı bir ulemadan dersler alarak büyüdü. Mehmet Ali Efendi hem bir dinî önderdi hem de bölge halkının ulusal bilincinin gelişmesine hatırı sayılır katkılarda bulunmuştu. Babasının ölümünden sonra Seyyid Rıza, babasının vasiyetine uygun olarak şeyhliği devraldı ve Tujik tepesi eteklerindeki Agdad kasabasına yerleşti. Nuri Dersimi'-ye (ayaklanma sırasında Baytar Nuri diye tanınan şahıs) göre, Seyyid Rıza neşeli, fedakar, çalışkan ve merhametli birisiydi. Seyyid Rıza'nın kasabası Agdad'a Kürdistan bayrağını çok daha önceden çekmiş olduğu halde, Hozat aşiretlerine güvenmediğinden Koçgiri ayaklanmasına aktif olarak katılmadı. Yalnız hükümetin verdiği sözleri tutmaması üzerine büyük bir silahlı grupla birlikte persim'e inerek, asilerin taleplerini destekleyen bir telgraf çekti. Baytar Nuri tutuklandığında da nüfuzunu kullanarak serbest bırakılmasını sağladı. 1921'den sonra Dersim'de Alişer Efendi ve Baytar Nuri'yi himayesi altına aldığı gibi, sö.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/seyit-riza_3755215.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:45:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Hüseyin Cevahir 1947 - 1971</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/huseyin-cevahir-1947-1971_3755200.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/huseyin-cevahir-1947-1971_3755200.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Hüseyin Cevahir 1947 - 1971&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&lt;STRONG&gt;&lt;IMG height=200 src=&quot;http://kizil.org/img/huseyin-cevahir.gif&quot; width=150 align=left border=0&gt;&lt;/STRONG&gt;1947'de Tunceli'de doğdu. Yüksek öğrenim için Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. Burada devrimci gençlik hareketlerine katıldı. Dev-Genç içinde yer alan Hüseyin yoldaş, Mahir Çayan yoldaşla bu mücadele içinde tanıştı. THKP-C'nin oluşum sürecinde yer aldı ve kurucularından oldu. Oluşturulan ilk Genel Komite'de yer alarak, Doğu Anadolu Bölge Sorumluluğu'nu üstlendi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;THKP-C'nin 1971 yılında başlattığı Öncü Savaşının ilk evresinde gerçekleştirlen merkezi eylemlerin içinde yer aldı. İstanbul'da şehir gerillasının yaratılması amacıyla alınan karar üzerine Mahir yoldaşla birlikte buraya geçti. Has'ların günlük gelirlerinin kamulaştırılması ve Siyonist ajan E. Elrom'un tutsak alınması eylemlerine katıldı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Elrom eylemi üzerine oligarşinin başlattığı kuşatma ve imha operasyonu sırasında, 29 Mayıs 1971'de Mahir yoldaşla birlikte İstanbul-Maltepe'de kuşatıldılar. Bu iki &amp;#8220;adalı&amp;#8221;nın üç gün süren kuşatması, 1 Haziran günü başlatılan operasyonla sonlanırken, Cevahir yoldaş şehit düştü, Mahir yoldaş ağır yaralı olarak tutsak edildi. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Cevahir yoldaşın sanat ve kültür üzerine yayınlanmış çeşitli yazıları yanında, Küba Devrimi üzerine bir yazısı bulunmaktadır.&amp;nbsp;&lt;BR&gt;&amp;nbsp;&lt;/P&gt;.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/huseyin-cevahir-1947-1971_3755200.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:44:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Sinan CemgiL (1944 - 1971) </title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/sinan-cemgil-1944-1971_3755194.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/sinan-cemgil-1944-1971_3755194.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Sinan CemgiL (1944 - 1971)&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG height=200 src=&quot;http://kizil.org/img/sinan-cemgil.gif&quot; width=148 align=left border=0&gt;12 Mart öncesi devrimci gençlik hareketinin önderlerinden, THKO&amp;#8217;nun kurucularından, TDKP onur üyesi Sinan Cemgil, öğretmen anne ve babanın çocuğu olarak 15 Kasım 1944&amp;#8217;de İstanbul&amp;#8217;da dünyaya geldi. İyi bir eğitim aldı. 1964&amp;#8217;de ODTÜ Mimarlık Fakültesi&amp;#8217;ne girdiğinde siyasetle de ilgilenmeye başlamıştı. 1965&amp;#8217;de ODTÜ SFK&amp;#8217;nin kuruluşuna katılarak bir süre genel başkanlık yaptı. Aynı yıllarda TİP&amp;#8217;e üye oldu. 1968&amp;#8217;le birlikte yoğunlaşan öğrenci eylemlerinde, ODTÜ içindeki mücadelesi ve sevilen kişiliğiyle, üniversitedeki hareketin doğal önderi oldu. 1968&amp;#8217;de ODTÜ&amp;#8217;deki boykota ve 1969 ODTÜ işgaline önderlik etti. Toprak reformunun gerçekleştirilmesi istemiyle hazine topraklarını işgal eden Elmalı köylülerini ziyaretinin Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Merkezi tarafından tepki ile karşılanması, TİP&amp;#8217;ten istifasını getirdi. Öğrenci eylemlerinden uzak kaldığı 1970&amp;#8217;te, Hüseyin İnan ve Deniz Gezmiş&amp;#8217;le birlikte THKO&amp;#8217;nun kuruluş çalışmalarını yürüttü. 12 Mart 1971 muhtırasından sonra, arkadaşlarıyla birlikte Ankara&amp;#8217;yı terkeden Sinan Cemgil, 17 Mart&amp;#8217;ta Deniz Gezmiş&amp;#8217;le Yusuf Arslan&amp;#8217;ın Gemerek&amp;#8217;te yakalanmaları üzerine Adıyaman civarındaki Nurhak dağına çıktı. Burada arkadaşlarıyla birlikte gerilla kampı kurdu. Cemgil ve arkadaşları, mayısın sonunda İnekli köyü muhtarının ihbarı üzerine kuşatıldılar. Sinan, 31 Mayıs 1971&amp;#8217;de askerlerle çıkan çatışmada; Alparslan Özdoğan ve Kadir Manga ile birlikte vuruldu. Adıyaman Gölbaşı ilçesinde cenazeyi almaya giden Sinan&amp;#8217;ın annesi Nazife Cemgil, çevresini saran kadınlara Sinanlar&amp;#8217;ı şöyle anlattı: &amp;#8220;Bu oğlum Sina.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/sinan-cemgil-1944-1971_3755194.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:43:01 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Fidel Castro - 1926</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/fidel-castro-1926_3755190.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/fidel-castro-1926_3755190.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Fidel Castro - 1926&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG height=204 src=&quot;http://kizil.org/img/fidel-castro.jpg&quot; width=145 align=left border=0&gt;Küba Devrimi'nin önderi ve devlet başkanı Fidel Castro Ruz Oriente'de doğdu. Büyük arazi sahibi, zengin bir göçmen ailenin çocuğuydu. Üniversite yıllarında iken, o zamanın Küba Cumhurbaşkanı Carlos Prio Soccarras yönetimini eleştiriyor, ateşli konuşmasıyla çevresini etkiliyordu. Fakülteyi bitirince avukatlığa başladı. Daha sonra, ılımlı solcu, reformcu bir parti olan, &amp;#8220;Ortodoxos&amp;#8221;a katıldı. Henüz o yıllarda marksist düşünceyi öğrenip benimsememişti. 1952 yılında yapılacak seçimlere bu partiden aday olacağı kesinleşmişti. Ama, seçim yapılmadan, 10 Mart 1952'de Fulgencio Batista'nın hükümet darbesi gerçekleşti. Batista'nın diktatörlüğü altında çok ağır bir baskı dönemi başladı. Yürekli bir hareketin Batista'ya karşı ulusal bir ayaklanmaya yol açacağına inanan Castro, kadınlı erkekli 170 arkadaşıyla 26 Temmuz 1953 yılında Santiggo'da Moncada askeri kışlasına bir baskın düzenledi. Baskından sonra Castro ve arkadaşları yakalanıp tutuklanarak cezaevine kondu. Castro 15 yıla mahkûm edildi. Cezaevinde günlerini, Jose Marti, Marx ve Lenin okuyarak geçiren Castro, marksist düşünceyle ilk olarak burada tanıştı. Fidel Castro ve arkadaşlarının 1956 sonlarında Küba'da başlattıkları gerilla savaşı, 2 yılı aşkın bir zaman sonra başarıya ulaştı ve Batista rejimi yıkıldı. Küba devrimi işçilerden, köylülerden, küçük burjuva aydınlara kadar, halkın çeşitli kesimlerinin desteğiyle gerçekleştirilen bir devrim oldu. Castro ve Che Guevara önderliğinde yapılan devrim sosyalist bir devrim değildi, en belirgin özellikleri, antiemperyalist ve ulusal karakterli oluşuydu, belirli düzeyde antikapitalist özellikler de taşıyordu. Bir süre sonra, Castro'nun başbakanlığa getirilmesiyle beraber Küba yeni bir.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/fidel-castro-1926_3755190.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:43:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Mao Zedong - 1893</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/mao-zedong-1893_3755188.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/mao-zedong-1893_3755188.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Mao Zedong - 1893&lt;/STRONG&gt; &lt;/P&gt;
&lt;P&gt;&lt;IMG height=209 src=&quot;http://kizil.org/img/mao-zedong.jpg&quot; width=150 align=left border=0&gt;1893 yılında doğdu.Çin Devrimi&amp;#8217;ne önderlik etti.&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;Sosyalist düşüncelerle üniversite öğrenimi sırasında tanıştı. 1921 yılında kurulan ÇKP (Çin Komünist Partisi)&amp;#8217;nin 12 kişilik kurucu delegesinden biriydi. ÇKP&amp;#8217;nin kurulduğu dönem, onbinlerce köylünün toprak ağalarına karşı ayağa kalktığı, işçi ve öğrenci hareketlerinin &lt;BR&gt;yükseldiği bir süreçti. ÇKP, bu dönemde, büyük bir etki sağladı. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;ÇKP, emperyalist işgale karşı, burjuvazi ile Komintang içerisinde ittifak kurdu. 1924-1927 yıllarında başlattığı silahlı ayaklanma bastırıldı. ÇKP 6. kongresinde, &amp;#8220;Halk Savaşı Stratejisi&amp;#8221; olarak ifade edilen, kırın kenti kuşatması devrimci savaş stratejisini kabul etti. Yoğunlaşan yerli direnişler karşısında geriye çekilmeye mecbur kaldı ve Mao&amp;#8217;nun öncülüğünde büyük Uzun Yürüyüş başladı. Eylül 1934&amp;#8217;ten Ekim 1935&amp;#8217;e kadar süren yürüyüşte Çin&amp;#8217;in bir ucundan diğer ucuna yürüyen komünistler, onbinlerce kayıp verdi. Mao, 1935&amp;#8217;te ÇKP&amp;#8217;nin liderliğine getirildi. Çin&amp;#8217;in özgün koşullarından dolayı kır çalışmasına ağırlık veren Mao liderliğindeki ÇKP, Kızıl Ordu&amp;#8217;yu kurarak, mücadeleyi gerilla savaşı biçiminde başlatıp, kurtarılmış alanlar yaratarak ilerledi. Çin Halk Devrimi 1949&amp;#8217;da zafere ulaştı; Mao devlet başkanlığına seçildi. 1949&amp;#8217;dan ölümüne kadar, Çin Halk Cumhuriyeti&amp;#8217;nin tartışılmaz lideri oldu. &lt;BR&gt;&lt;BR&gt;1956&amp;#8217;ya kadar geleneksel Sovyet ekonomi ve devlet modelini yakından izleyen iktisadi ve politik dönüşümler; 1956-1957&amp;#8217;de &amp;#8220;yüz çiçek açsın, yüz düşünce yarışsın&amp;#8221; sloganı ile yürütülen liberal dönem; 1958&amp;#8217;de &amp;#8220;büyük sıçrayış ve halk komünleri&amp;#8221; kampanyası; &amp;#8220;Kültür &lt;BR&gt;Devrimi&amp;#8221;, 1960&amp;#8217;lardan sonra Çin-.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/mao-zedong-1893_3755188.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:42:00 +0300</pubDate>        
        </item>
             
        <item>
            <title>Josef Stalin - 1881</title>
            <link>http://turkiyeteam.blogcu.com/josef-stalin-1881_3755168.html</link>
            <guid>http://turkiyeteam.blogcu.com/josef-stalin-1881_3755168.html</guid> 
            <description>&lt;P&gt;&lt;STRONG&gt;Josef Stalin - 1881&lt;/STRONG&gt;&lt;BR&gt;&lt;BR&gt;&amp;nbsp; &lt;/P&gt;
&lt;IMG height=199 src=&quot;http://kizil.org/img/josef-stalin.jpg&quot; width=146 align=left border=0&gt;Yaşamını devrim ve sosyalizmin zaferine adamış, dünya proletaryası ve emekçi halkların kalbine taht kurmuş, uluslararası komünist hareketin büyük önderlerinden olan ve Stalin takma adıyla bilinen Josef Vissarionoviç Çugaşvili, Gori kasabasında yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Tiflis&amp;#8217;de gittiği ilahiyat okulu; Narodnizmden enternasyonal marksizme kadar çeşitli fikirlerin gençlik arasında hızla yayıldığı bir merkezdi. Stalin, okulda bir süre faaliyet yürüttükten sonra 1898&amp;#8217;de RSDİP&amp;#8217;in Tiflis örgütüne üye oldu. Tiflis&amp;#8217;de marksizmin yayılmasında belirleyici bir rol üstlendi. Stalin, 1901&amp;#8217;den 1917&amp;#8217;ye kadar profesyonel bir devrimcinin kahramanlık, fedakârlık ve süreklilik arzeden çabalarla dolu bir yeraltı yaşamı sürdürdü. Tiflis, Bakü, Batum illerinde, işçilerin her mücadelesinde Stalin&amp;#8217;in başında olduğu RSDİP Batum komitesinin belirleyici rolü oldu. 1902&amp;#8217;de çarlık polisi tarafından tutsak edildiğinde parti ll. Kongre sonuçlarını öğrendi ve tereddütsüzce Lenin ve Bolşeviklerden yana tavır koydu. Stalin tam 13 kez gözaltına alındı ve yakl.. ( &lt;a href=&quot;http://turkiyeteam.blogcu.com/josef-stalin-1881_3755168.html&quot;&gt;devamı &lt;/a&gt;)</description>
            <pubDate>Wed, 01 Aug 2007 16:41:00 +0300</pubDate>        
        </item>
        <atom:link href="http://turkiyeteam.blogcu.com/rss.php" rel="self" type="application/rss+xml" />
</channel>
</rss>